Mey, koyu tınılı, kısa bir obuadır ve ilk olarak kuzeydoğu Türkiye'de çalınmıştır. Bugün Türkiye'nin dört bir yanındaki halk müziği topluluklarında yer almaktadır. Sert ağaçtan yapılır, ancak mey yapımı için en iyi ağaç erik ağacıdır. Mey üç parçadan oluşur: gövde, kamış ve kıskaç. Kıskaç, kamış üzerinde aşağı yukarı kaydırılarak meyin akordunu sağlar. Meyin ses aralığı bir oktavdır. Meyin üst yüzünde yedi parmak deliği, alt yüzünde ise bir başparmak deliği bulunur. Mey, Türkmenistan ve Azerbaycan'da “balaban” ya da “balaman” olarak adlandırılır. Mey solo çalgı olarak kullanılabildiği gibi, topluluk içinde ezgi çalabilir, dem tutabilir ya da eşlik edebilir. Kataloğumuzda, tamamı el yapımı ve yüksek kaliteli, farklı boylarda çok çeşitli mey bulunmaktadır. Bizi İstanbul'da ziyaret etmekten ya da web sitemiz üzerinden kataloğumuza göz atmaktan çekinmeyin. Aradığınız meyi burada en uygun fiyata bulacağınıza inanıyoruz.
Mey Çalgısının Tarihi
Birçok tarihçi ve araştırmacıya göre mey, antik çağda yaygın olarak kullanılan monaulos ile bağlantılıdır ve Azerbaycan'daki Balaban ya da Gürcistan'daki duduk ile aynı çalgıyı ifade eder. Dolayısıyla Evliya Çelebi'nin sözünü ettiği Balaban da bir meydir.
Araştırmacıların çoğu, meyin zurnadan daha eski bir çalgı olduğunu ileri sürer. Zurna ve benzeri çalgıların atası meydir. Silindirik obualar kategorisine giren mey ve benzeri çalgılar, konik gövdeli ve yüksek sesli zurnalardan daha eski bir geçmişe sahiptir. Kars yöresinde kullanılan sekiz delikli çalgı da meyin antik çağlara uzandığını gösterir. Aynı sekiz delik, Ptolemaios dönemi Mısır'ına ait monaulos çalgılarında da görülmüştür.
Meye ilişkin en eski kaynaklar Merağalı Abdülkadir'e (1350 – 1435) dayanır. Merağalı Abdülkadir, bu çalgının yumuşak ve hüzünlü bir sesi olduğunu bildirmiştir. Abdülkadir'den iki yüzyıl sonra Evliya Çelebi de benzer bir tanım yapmıştır: 'Belban (Balaban), Şiraz'da icat edilmiş, zurna gibi ses vermeyen bir sazdır. Türkler arasında 100 icracısı vardır.' Bütün bunlara ek olarak, Cumhuriyet döneminde mey üzerine pek çok araştırma yapılmıştır.
